Thursday, August 12, 2010

Mamino ve Papito

Bu iki kelime oglumun tamamen kendi yaratici yeteneginden kaynaklaniyor ve arada sirada bize bu sekilde sesleniyor. Genelde de birkac kez ust uste tekrarlanacak sekilde. Nasil hosuma gidiyor anlatamam bu durum. Bize boyle hitap etmesini tercih ederim gerci ama mammi ve papa diye seslenmesi daha olasi. Leo genelde kelimelerini soru seklinde soyluyor, mesela mammi? Papa? diye.


Konusurken yaptigi genellemelerden bahsettim sanirim. Yiyecek seyler eier veya mambu genelde. Hast Du hunger? diye sordugumda mamma diye cevap vermesine de bayiliyorum oglumun. Salz und Pfeffer’in ikisi salz. Sonra yolda giden araclarin hepdi bus –Ingilizce. Bu sabah da pandu pandu diye yeni bir kelime ile esyalara hitab etti ama Aleks ile cikaramadik ne demek istedigini.


Bir de bu son birkac gundur zapa diye basladigi sonra da zampa/zamba diye evrimlesen ama en guzel Turkce soyledigi lambalarla pek ama pek mesgul oglum. Kucuk basamagina veya yemek masasi sandelyelerine tirmanip lambalarin dugmelerine basiyor saatler boyunca. Neden simdi bu oglumun ilgisini cekiyor anlamadim cunku aslinda cok uzun suredir bunun farkinda ve bunu yapabiliyor ama iste bu aralar cesitli elektronik esyalarin fislerini prize sokup cikarma islemi ikinci siraya dustu ama yine de oglumun populer bir ugrasi.


Old McDonald parcasi da artik cok istek almiyor. Yani bu da degisiyor. Artik kendi besiginde yatmiyor yatmayi da cok sevmiyor oglum. Haftasonu oglen uykularinda orada uyudu ama geceleri uyumadi. Ona onumuzdeki haftasonu cocuk yatagi alacagiz – yastik, yorgan ve nevresimiyle birlikte. Cok heyecan verici birsey bu.


Benim bebegim buyuyor hem de Nathalie Tati'sinin dedigi gibi cok guzel buyuyor.

Friday, July 23, 2010

Haberler

Yeni kelimleri var oglumun, yaziya bunlarla basliyayim. Mambu - mango demek, haar - sac, hi, bye, sasa - sasha - yuvadaki bebegin ismi, Fafi bakicisinin ismi. Sonra mmmm diyerek dudaklari kapali bir sekilde opuyor yani yuzunu sana yaklastiriyor.

Bugun eve geldigimizde Papa'si eve gelmisti. Nasil sarilip babasini optu oglusum benim. Hast Du hunger? diye sordugumda mama? diye bana cevap veriyor. Bu da cok hosuma gidiyor. Ben de Ja, genau mama diyorum.

Sonra isaret dilinde bist Du satt? diye soruyorum elini avucu yere gelecek sekilde cenesine degdirerek tok oldugunu soyluyor.

Evdeki en buyuk ugrasi cesitli elektrikli aletlerin fislerini prize takmaya calismak ve sonra tekrar cekmek ve buna coook uzun bir sure devam etmek. Elektrikli supurge, ekmek isitma makinasi, tost, el blendiri, laptop kablosu, babanin tras makinasi kisaca eline neyi gecirebilirse. Artik bastaki gibi cok endiselenmiyorum cunku aletlerin sadece fisi ile alakali, yani sonra donup onlarin dugmelerine basmiyor -belki de simdilik demeliyim )

Ayakkabilarini ve coraplarini cikarirken yardimci olup topuguna kadar ben indiriyorum sonra da kendisinin cikarmasini soyluyorum. Her defasinda gulerek yapiyor o isi. Cok hosuma gidiyor bu durum sonra t-shirtunu de kendisi kafasindan cikariyor. Artik bazi seyleri ona yaptirmak gerekmis oyle diyor kitaplar, ki kendi bagimsizligina katkida bulunsun diye. Bayiliyorum boyle bagimsiz kucuk oglanlara.

Bir de ben uc defadir Reproductive Mental Health merkezinde bir danismanla gorusuyorum, Derdimin neler oldugunu daha iyi anlayabiliyorum. Kesinlikle biraz daha rahatlamam gerek ve bunu biraz basardigimi da gorebiliyorum. Buradaki bir postta anlattigim gibi saate bakip stres icinde Leo'ya yemek hazirlamak icin gec kaldigimi dusunerek mutfakta dort donmuyorum. Neyse ne. Bazen saat 7.30 - 8'e bile kaliyor yemek. Yani mukemmellik pesinde kosup kendimi yormamam gerek. Dertlerimden bir tanesi de kendime hic zaman ayirmiyor olmam. Yani benim birazcik haftada birkac saati kendime ayiriyor olmam lazim. Sonra aksamlari bilgisayari alip bos bos vakit doldurmaktan cok dinlenmek icin guzel bir kitap okumam lazim. Beni sikan ve ustume gelen seyleri hafifletmem lazim. Leo'nun her gun banyo etmesine gerek yok veya 2 gun sebze yemezse dunyanin sonu degil diyip kendimi rahatlatmam lazim. Ogreniyorum simdilik ve daha da iyi olacak hersey bunun icin calisiyorum.

Sunday, June 27, 2010

Kelimeler

Leo'm konusmaya basladi. Yani kullandigi kelime sayisi artmaya basladi. Simdi iki uc gundur yeni kelimeler soyluyor.
Eier, Mich, nice, kapu(s) yeni kelimeleri :) Sonra zaten cockie ne zamandir kullandigi bir kelimedir. Bu cok heyecan verici bir surec.
Leo'm seni coooooook seviyorum sekerim benim.

Oglusum

Bu yaziyi 22 Haziran'da yazmisim:


Yine yapacak isimi bitirdim ve daha saat 11.30 bile degil. Oglusumun neler yaptigindan bahsedeyim ben de.


Iki uc gundur sordugum her soruya Ja diye cevap verimeye basladi ama her soruya. Ben de acaba Leo ile sadece soru cevap seklinde mi konusuyorum merak ediyorum. Cunku konustugu bebek dilinde de sesleri genelde soru sesi ile bitiriyor. Tamam, madem bunun artik farkindayim ogluma daha cok tarif edici seyler anlatmam lazim.


Simdi genelde anne olarak isim onun ihtiyaclarini gidermek oldugundan hep soru soruyor olabilirim tabii. Yemek yer misin, sunu bunu yapalim mi, uyumak ister misin gibi. Bazen kendimi cok kaptirdigimin ben de farkindayim. Hele en cok Leocum kendini oyalayacak birsey bulmamis ve ben mutfakta yemek hazirlarken benimle ilgilen diye ayaklarimda dolaniyorsa biraz uzuluyorum bu duruma. Biraz da stres oluyorum tabii. Bir yandan saate bakip yemegi icin gec kaldigimi dusunup bir yandan Leomla ilgilenip oynayamadigima uzuluyorum.


Sonra da o kadar yorulmus oluyorum ki onun hemen ardindan ben de yataga girmek istiyorum. Neyse bunlar gunluk hayatimizdan parcalar.


Bugunlerde Leo bebegim yine geceleri aglayarak kalkiyor, son kopek disi de nihayet cikiyor ondan oldugunu dusunuyoruz. Artik nihayet Leo’nun geceleri kalkmasinin dis cikarmasi ile alakali oldugunu anlayabildik. Hep dedigim gibi Leo her zaman keyfi yerinde ve cok az hasta olan bir cocuk oldugu icin biz de biraz tecrubesiz oldugumuz icin bazi seyleri anlaymiyoruz bazi durumlarda.


Mesela eskiden onun geceleri kalkmasina ne kadar sinirleniyordum – sonra bunun uykumun bolunmesi ile alakali oldugunu anladim tabii terapilere giderek. Yani bolunmeyen bir uyku benim icin pek onemliymis, bunun farkina varmasaydim kendimi yiyip bitirecektim. Simdi ise o zamanki kendimi anlamiyorum ve bazen guluyorum bile ama buyuk konusmamam gerek. Bakalim ikincisi ile bu uyku bolunmeleri konusunda nasil tepki verecegim.

LE LE

Is yerinde islerim cok yogun olmadigindan firsat buldukca Leo ve hamileligimle ilgili yazilar yaziyorum buraya aktarmak icin. Tabii aktarma suresi genelde uzuyor.

Bu blogdan simdilik Aleks de dahil olmak uzere kimsenin haberi yok. Zaten birazcik kendim icin yaziyorum tum bu anilari. Leo'cum kocaman bir oglancik oldugunda tum bu detaylari hatirlamiyor olabilirim. Sonra onun hayatindaki bu donemin cok ozel oldugunun farkindayim, benim icin de cok ozel.

Asagidaki yaziyi 15 Haziran'da yazmisim:

Oglusum cok seker. Sabahlari unutmazsam toz halinde probiotic veriyorum bir cay kasigi dolusu. Tamamen toz seker tadinda bu arada, hani bir kasik toz seker yiyormussun gibi. Bu sabah kendim de bir kasik yedikten sonra kutuyu buzdolabina kaldirmaya davranirken nasil itiraz etti daha cok istedigini belirtmek icin. Tabii anlattim hergun bir kasiktan fazlasinin yenmeyecegini ama iste o protesto ve istegini belirtmesi cok seker.


Cumartesi gunu saclarini kestirdik, kisa oldu daha onceki sac kesimlerine gore ve o guzel ve yuvarlak yanaklari ortaya cikti. Taze, parlak, kitir kitir bir elmaya benziyor yanaklari. Firsat buldukca opuyorum.


Dun de ebelerdeki randevumuza gittik birlikte. Basta birkac an oradaki oyuncakla oynadi. Sonra su dolabinin musluklarina davranip suyu akitmaya basladi. Leo’yu oradan her aldigimda tekrar oraya gitmeye davrandi. Kucagima alip en sevdigi sarkilar olan old macdonald ve the wheels on the bus go round and round’u uzun uzun soyledim. Sonra sekreterin oradaki printer dugmelerine davrandi ve en sonunda dosya dolabinin anahtarini kesfetti. Anahtari deligine sokup cikarmayla ugrasti sonra anahtari alip diger kapilarda ayni seyi denedi. Birlikte tuvalete gittik, ben isimi hallederken o diger tuvaletin suyunu akitip elini tuvalet suyunun icine koydu, kollarini islatti, ellerini yikadiktan sonra geri donduk, randevu siramiz gelmisti. Ebe ile konusurken bir yandan da gozum ondaydi. Sonra bir test icin tekrar lavaboya gitmek gerekti. Yine aynisi Leo’da ama el yikamadim bu sefer – temiz su nasil olsa. Geri dondugumuzde onu arabasina oturttum. Randevunun geri kalan kisminda da –cok sikildigindan- yuksek sesle bagirmaya aglamaya basladi.


Hep boyle oluyor Leo ile bir yere ciktigimizda, gozumuzu bir an bile ustunden almamak gerekiyor. Yasindan dolayi daha birsey bilmiyor ve tehlikeli olabilecek, hem kendine hem etrafina zarar verebilecek bir suru davranista bulunuyor. Benim icin de cok yorucu oluyor. Restaurant’a gittigimizde birimiz yemek yerken birimiz de Leo’nun pesinde dolasiyoruz. Enerji dolu kucuk tatli bir bocek benim oglum.


Leo’nun su yasindaki hali cok hosuma gidiyor. Daha konusamiyor, daha tombik tombik bebek tipli. Soyle kucagima alip uzun uzun tutmak cok hosuma gidiyor. Bazen geceleri kalktiginda uyumaya devam etmek icin onu yatagimiza aliyoruz. Nasil hemen benim tarafima yoneliyor, birbirimize sarilip yatiyoruz. Bunlar o kadar guzel anlar ki, keyfini cikariyorum.


Tamam yoruluyorum bazen cok yoruluyorum, butun sorumluluklardan ve hep bundan sikayet eder gibi bir halim de var herhalde ama insanin hayatinda o kadar buyuk bir degisiklik ki.

Sunday, May 23, 2010

Old MacDonald

Simdi bu yazilmadan Leo'nun son birkac ayi anlatilmamis gibi birsey olur. Leo'cugumun dogdugundan beri muzige karsi ozel bir ilgisi oldugunu burada degilse bile baska yerlerde belirttim.
Iaaa Iaaa diye basladi. Kendi kendine aslinda uzun bir sure sadece 'iaaa iaaa' diyip duruyordu ama annesinin bunun Old MacDonald oldugunu anlamasi biraz zaman aldi. Bunu kesfettigi gunden beri de gunde cesitli defalar bu sarki soylenir oldu. Oglum once istek yapiyor iya iya diye, bu sarkiyi soylemeye basladigimiz zaman da yuzunun aydinlanmasi gulumsemesi gorulmeye deger birsey. Simdi hangi hayvanin olduguna karar verme sirasi geldiginde kendisine soruyoruz Leo da cesitli seyler soyluyor. Pek anlamiyoruz hangi hayvani kastettigini ama yine de devam ediyoruz soylemeye. Bugunlerde ya ya'ya dondu ia ialar ama iste oglumun en favori sarkisi bu.

Kendi cocuk kasetlerinde de cocuklarin soyledigi sarkilari cok sevdigini farkediyorum, yani cocuk sesini cok seviyor.

Leo day carede gittikleri cesitli oyun gruplarinda ogreniyor bu sarkilari - cunku oyun saatinin sonunda toplanip sarki soyleniyor.


Notlar

Bu yaziyi 5 Mayis gunu yazmisim ama buraya aktarmam ancak bugunu buldu:) Tembel anne :))

Leo’mun yaptiklari


-Bunu ne zamandir yazmak istiyordum. Cunku cok tatli. Simdi okudum ki Leo’nun yasindaki bebeler yavas yavas soyut dusunceyi ogrenirlermis ve bu da oyunlarina yansiyabilirmis veya ebeveynler bunu oyunla tesvik etmeleri iyi olurmus. Simdi sahne su:


Babasi ve Leo birlikte yerde oynuyorlar, Leo’nun agzinda emzik. Baba elindeki tahta kasik ile onundeki kapta hayali bir corba karistiriyor, sonra da tadina bakiyor, cok lezzetli oldugunu belirtiyor. Sonra biraz daha karistirip hayali corbadan Leo’ya ikram ediyor. Benim melek oglum agzindaki emzigi cikarip hayali corbanin tadina bakip emzigini yeniden agzina alip oyuna devam ediyor.


Bu cook tatli bir hareket tam 15 aylik kucuk bir melegin yapacagi cok sirin birsey. Ben eridim tabii ve nihayet buraya yazabildigim icin de memnunum.


-Ikinci hareketimiz banyoda kendisine su dokmesi. Her aksam yataga girmeden once Leo’ya banyo doldurulur o da oynar, yikanip aklanir paklanir. Simdi: oglum banyoda ayakta duruyor, su dokmek icin kullanilan kabi egilip su ile dolduruyor, sonra her iki eli ile basinin ustune kaldirip suyun hepsini arkasindan dokuyor. Hani normal sartlarda suyun saclarindan asagi akmasi beklenir ya bu oyle olmuyor. Suyun tek damlasi vucuduna degmeden :) -evet gercekten- tamamen arkadan banyoya dokuluyor. Tabii ben kendini yikama tesebbuslerini alkislayip kendisini ovuyorum o da halinden cok memnun ama iste yine cok seker bir durum -su dokup islanmamak- ortaya cikiyor.


-Bunu da unutmamak icin yazmam gerek. Simdi bu hareketi biraz azaldi ama Leo alkislamayi kesfettiginde -1-2 ay oncesi oluyor bu- herhangi birsey basardiginda alkisliyor kendini. Tabii biz de alkisliyoruz onu. Mesela lambayi acip kapattiginda once donup yanip yanmadigini kontrol ediyor veya sonup sonmedigini ondan sonra da alkisliyor kendini. Biz de onu ovuyoruz bu yetenekleri gelistirdigi icin.


-Annesi olarak Leo’mu dogumundan 28.4.2010 tarihine kadar emzirdim (15 aylik oldugu gun kendimi hazir hissettim bu isi bitirmeye, Leo coktan hazirdi ama ben onunla bu bagimizi koparmaya cok hazir degildim)

Komik

Cok komik ve cok seker.


Simdi Leo’cugum yasinin geregi seyler yapiyor. Mesela artik bazi esyalarin ne icin kullanildigini bilirlermis, e tabii bizim ki de biliyor taragin ne icin kullanildigini. Bir tarak gorur gormez hemen ters tarafini kullaginin arkasina goturuyor. Yani oglum sacini tariyor. Oyle durup dururken, kimseye gostermek niyetiyle falan degil. A orada bir tarak var ben ne icin kullanildigini biliyorum diyip kulaginin arka kismina yerlestiriyor. Bu arada oglum sacinin taranmasindan hep cok memnun oluyor. Genelde banyoda sacini tararken hemen donup aynaya bakar yuzunde kocaman bir gulumseme ile yani halinden cok memnun bir gulumseme ile. E dedesi (benim babam) ve amcasi bu kadar suslu olunca oglumun bir tarafi da onlara cekmis olacak.


23 Mayis

Bu sabah da benim komodinin ustunde duran sac lastigimi alip sacina goturdu oglum. Ay cok seker oluyor bu bebeler. Ben de hemen sacini topladim ama oyle dolasir mi? Aninda sacindan cikardi :))

Wednesday, April 14, 2010

IA IA...

Leo'nun en favori sarkisi bu. Simdi Leo daha cok bebekken yani 2-3 aylikken gidip kutuphaneden cocuk sarkilari CD'sini almistim. Eve gelip CD'yi muzik setinde caldigimda da Raffi'nin Old McDonald had a Barn sarkisi iclerinde melodisini bildigim tek sarki olmus ve bundan dolayi da birkac kez ust uste dinlemistik parcayi Leo ile. O gunden sonra da oglum bu sarkiyi hep cok sevmistir. Ama artik kendisi de bebek dilinde de olsa konusabildigi icin gece gunduz ia ia ia ... diye sarki soyleyip duruyor. Sonra ben ona sarkiyi soylemeye baslayinca da nasil mutlu oluyor goreceksiniz. Gozlerinin ici guluyor.

Sabah 6'da kalktiginda ilk kelimelerinden birisi bu sarkidir. Gun icinde de sayisiz defa tekrar eder. Bazen biktirici olabiliyor ama iletisim sagladigini gorebildigi icin ben de mutlu oluyorum. Boylece konusmasi icin tesvik edici oluyor ve sonra bu durum cok tatli birsey.

Leo muzige cok ilgili bir cocuk ama kendi muziklerini seviyor. Kendi parcalarini dinlerken muzik setinin onude oturup kitaplarina bakiyor ama ben biliyorum ki Leo'cum muzigi dinliyor.

Friday, February 19, 2010

Daaaaa Di, Daaaaa Dis

Oglum bu aralar melodili konusuyor. Daaaa di, Daaaaa di diye sarki soyluyor neredeyse. Bir de bunun ustune pitir pitir yuruyor:))

Once biyla basladi konusmaya (mama ve dada haric) sonra mich oldu biy. Hadis geldi ardindan, ath ath da bir sonraki kelimeydi. Simdi ise daaaaa di, daaaa di diye konusuyor Leo. Tabii kendi kendine de bir suru sey soyluyor gun icinde. Diyorum cenesiz olacak bu velet diye:))
Seviyorum oglumu hem de cilginlar gibi :))

Tuesday, February 16, 2010

Yuruyus

Bugun Sali. Canim oglum gecen Cumartesi evde temizlik yapilirken babasi ile yuruyerek evimize cok yakin olan parka gitti. Dondugunde artik yuruyen bir bebekti. Gitmek istedigi yere artik ilk basta adim atarak yani yuruyerek ulasma hamlesinde bulunuyor. Artik yolda dengesini kaybederse emekleyerek devam ediyor veya suratle ulasmak istedigi yerler varsa da yine emekliyor. Ornegin bugun banyodayken oglum, camasir makinasinin acilis sesini duyup hemen emekleyerek geldi cunku camasir makinasinin dugmelerine basmaktan ve ayar dugmesini cevirmekten buyuk zevk aliyor.
Yururken de oglusum sanki her iki ayaginda cok agir, demirden iki ayakkabi varmis gibi ayaklari yana dogru acik dizlerini kira kira yuruyor ve bu cok heyecan verici birsey benim icin. Gozlerimin onunde serpilip buyuyen tatli bir cocuk goruyorum ben. Ona her zaman yardim etmek ve onun yaninda olmak istiyorum. Leo'm oglum seni coook ama cooook seviyorum.

Wednesday, February 10, 2010

Drunk Sailor

Oglum 4 Subat, Persembe gunu ilk bagimsiz adimlarini atmaya basladi. O gun yapacagina karar vermis olmali ki birden bana dogru birkac adim atti. Sasirdim, cesaretine sevindim.
Tabii ben tecrubesiz bir anne olarak bebegim yurumeye basladi dendiginde artik birden bizim gibi yuruduklerini saniyordum ama o is boyle degilmis.
Yavas yavas tecrube kazanarak, yerlere duserek veya gozune kestirmezse yine emekleyerek kendine guven, yeni duruma alisma sureci geciriyorlarmis.
Cok seviniyorum oglusumun buyudugunu gormeye. Yolun hep acik olsun oglum, hayat yolundaki bu ilk adimlarin ilerideki maceralarin icin mutlu ve sevincli bir baslangic olsun.

Tuesday, February 9, 2010

Uyku (oglen uykusu)

Dogdugundan beri hic uyuyan bir bebe olmadin Leo'cum. 13 aylik oldugun su gunlerde yine basa donuyoruz gibi bir his var icimde. Benim bile su halimle gozlerim agiriyor uykusuzluktan, keyfim yok, enerjim yok, kendimi ruzgarda savrulan bir yaprak gibi amacsiz ve negatif hissediyorum ama sen bana misin demiyorsun?
Dinlenmeme izin vermezsen sana iyi bir anne olamiyorum. Ne olacak halimiz gercekten bilmiyorum ve kendimi caresiz hissediyorum.