Bu yaziyi 22 Haziran'da yazmisim:
Yine yapacak isimi bitirdim ve daha saat 11.30 bile degil. Oglusumun neler yaptigindan bahsedeyim ben de.
Iki uc gundur sordugum her soruya Ja diye cevap verimeye basladi ama her soruya. Ben de acaba Leo ile sadece soru cevap seklinde mi konusuyorum merak ediyorum. Cunku konustugu bebek dilinde de sesleri genelde soru sesi ile bitiriyor. Tamam, madem bunun artik farkindayim ogluma daha cok tarif edici seyler anlatmam lazim.
Simdi genelde anne olarak isim onun ihtiyaclarini gidermek oldugundan hep soru soruyor olabilirim tabii. Yemek yer misin, sunu bunu yapalim mi, uyumak ister misin gibi. Bazen kendimi cok kaptirdigimin ben de farkindayim. Hele en cok Leocum kendini oyalayacak birsey bulmamis ve ben mutfakta yemek hazirlarken benimle ilgilen diye ayaklarimda dolaniyorsa biraz uzuluyorum bu duruma. Biraz da stres oluyorum tabii. Bir yandan saate bakip yemegi icin gec kaldigimi dusunup bir yandan Leomla ilgilenip oynayamadigima uzuluyorum.
Sonra da o kadar yorulmus oluyorum ki onun hemen ardindan ben de yataga girmek istiyorum. Neyse bunlar gunluk hayatimizdan parcalar.
Bugunlerde Leo bebegim yine geceleri aglayarak kalkiyor, son kopek disi de nihayet cikiyor ondan oldugunu dusunuyoruz. Artik nihayet Leo’nun geceleri kalkmasinin dis cikarmasi ile alakali oldugunu anlayabildik. Hep dedigim gibi Leo her zaman keyfi yerinde ve cok az hasta olan bir cocuk oldugu icin biz de biraz tecrubesiz oldugumuz icin bazi seyleri anlaymiyoruz bazi durumlarda.
Mesela eskiden onun geceleri kalkmasina ne kadar sinirleniyordum – sonra bunun uykumun bolunmesi ile alakali oldugunu anladim tabii terapilere giderek. Yani bolunmeyen bir uyku benim icin pek onemliymis, bunun farkina varmasaydim kendimi yiyip bitirecektim. Simdi ise o zamanki kendimi anlamiyorum ve bazen guluyorum bile ama buyuk konusmamam gerek. Bakalim ikincisi ile bu uyku bolunmeleri konusunda nasil tepki verecegim.
No comments:
Post a Comment