Oglusum cok seker. Sabahlari unutmazsam toz halinde probiotic veriyorum bir cay kasigi dolusu. Tamamen toz seker tadinda bu arada, hani bir kasik toz seker yiyormussun gibi. Bu sabah kendim de bir kasik yedikten sonra kutuyu buzdolabina kaldirmaya davranirken nasil itiraz etti daha cok istedigini belirtmek icin. Tabii anlattim hergun bir kasiktan fazlasinin yenmeyecegini ama iste o protesto ve istegini belirtmesi cok seker.
Cumartesi gunu saclarini kestirdik, kisa oldu daha onceki sac kesimlerine gore ve o guzel ve yuvarlak yanaklari ortaya cikti. Taze, parlak, kitir kitir bir elmaya benziyor yanaklari. Firsat buldukca opuyorum.
Dun de ebelerdeki randevumuza gittik birlikte. Basta birkac an oradaki oyuncakla oynadi. Sonra su dolabinin musluklarina davranip suyu akitmaya basladi. Leo’yu oradan her aldigimda tekrar oraya gitmeye davrandi. Kucagima alip en sevdigi sarkilar olan old macdonald ve the wheels on the bus go round and round’u uzun uzun soyledim. Sonra sekreterin oradaki printer dugmelerine davrandi ve en sonunda dosya dolabinin anahtarini kesfetti. Anahtari deligine sokup cikarmayla ugrasti sonra anahtari alip diger kapilarda ayni seyi denedi. Birlikte tuvalete gittik, ben isimi hallederken o diger tuvaletin suyunu akitip elini tuvalet suyunun icine koydu, kollarini islatti, ellerini yikadiktan sonra geri donduk, randevu siramiz gelmisti. Ebe ile konusurken bir yandan da gozum ondaydi. Sonra bir test icin tekrar lavaboya gitmek gerekti. Yine aynisi Leo’da ama el yikamadim bu sefer – temiz su nasil olsa. Geri dondugumuzde onu arabasina oturttum. Randevunun geri kalan kisminda da –cok sikildigindan- yuksek sesle bagirmaya aglamaya basladi.
Hep boyle oluyor Leo ile bir yere ciktigimizda, gozumuzu bir an bile ustunden almamak gerekiyor. Yasindan dolayi daha birsey bilmiyor ve tehlikeli olabilecek, hem kendine hem etrafina zarar verebilecek bir suru davranista bulunuyor. Benim icin de cok yorucu oluyor. Restaurant’a gittigimizde birimiz yemek yerken birimiz de Leo’nun pesinde dolasiyoruz. Enerji dolu kucuk tatli bir bocek benim oglum.
Leo’nun su yasindaki hali cok hosuma gidiyor. Daha konusamiyor, daha tombik tombik bebek tipli. Soyle kucagima alip uzun uzun tutmak cok hosuma gidiyor. Bazen geceleri kalktiginda uyumaya devam etmek icin onu yatagimiza aliyoruz. Nasil hemen benim tarafima yoneliyor, birbirimize sarilip yatiyoruz. Bunlar o kadar guzel anlar ki, keyfini cikariyorum.
Tamam yoruluyorum bazen cok yoruluyorum, butun sorumluluklardan ve hep bundan sikayet eder gibi bir halim de var herhalde ama insanin hayatinda o kadar buyuk bir degisiklik ki.
No comments:
Post a Comment