Sunday, June 27, 2010
Kelimeler
Oglusum
Bu yaziyi 22 Haziran'da yazmisim:
Yine yapacak isimi bitirdim ve daha saat 11.30 bile degil. Oglusumun neler yaptigindan bahsedeyim ben de.
Iki uc gundur sordugum her soruya Ja diye cevap verimeye basladi ama her soruya. Ben de acaba Leo ile sadece soru cevap seklinde mi konusuyorum merak ediyorum. Cunku konustugu bebek dilinde de sesleri genelde soru sesi ile bitiriyor. Tamam, madem bunun artik farkindayim ogluma daha cok tarif edici seyler anlatmam lazim.
Simdi genelde anne olarak isim onun ihtiyaclarini gidermek oldugundan hep soru soruyor olabilirim tabii. Yemek yer misin, sunu bunu yapalim mi, uyumak ister misin gibi. Bazen kendimi cok kaptirdigimin ben de farkindayim. Hele en cok Leocum kendini oyalayacak birsey bulmamis ve ben mutfakta yemek hazirlarken benimle ilgilen diye ayaklarimda dolaniyorsa biraz uzuluyorum bu duruma. Biraz da stres oluyorum tabii. Bir yandan saate bakip yemegi icin gec kaldigimi dusunup bir yandan Leomla ilgilenip oynayamadigima uzuluyorum.
Sonra da o kadar yorulmus oluyorum ki onun hemen ardindan ben de yataga girmek istiyorum. Neyse bunlar gunluk hayatimizdan parcalar.
Bugunlerde Leo bebegim yine geceleri aglayarak kalkiyor, son kopek disi de nihayet cikiyor ondan oldugunu dusunuyoruz. Artik nihayet Leo’nun geceleri kalkmasinin dis cikarmasi ile alakali oldugunu anlayabildik. Hep dedigim gibi Leo her zaman keyfi yerinde ve cok az hasta olan bir cocuk oldugu icin biz de biraz tecrubesiz oldugumuz icin bazi seyleri anlaymiyoruz bazi durumlarda.
Mesela eskiden onun geceleri kalkmasina ne kadar sinirleniyordum – sonra bunun uykumun bolunmesi ile alakali oldugunu anladim tabii terapilere giderek. Yani bolunmeyen bir uyku benim icin pek onemliymis, bunun farkina varmasaydim kendimi yiyip bitirecektim. Simdi ise o zamanki kendimi anlamiyorum ve bazen guluyorum bile ama buyuk konusmamam gerek. Bakalim ikincisi ile bu uyku bolunmeleri konusunda nasil tepki verecegim.
LE LE
Oglusum cok seker. Sabahlari unutmazsam toz halinde probiotic veriyorum bir cay kasigi dolusu. Tamamen toz seker tadinda bu arada, hani bir kasik toz seker yiyormussun gibi. Bu sabah kendim de bir kasik yedikten sonra kutuyu buzdolabina kaldirmaya davranirken nasil itiraz etti daha cok istedigini belirtmek icin. Tabii anlattim hergun bir kasiktan fazlasinin yenmeyecegini ama iste o protesto ve istegini belirtmesi cok seker.
Cumartesi gunu saclarini kestirdik, kisa oldu daha onceki sac kesimlerine gore ve o guzel ve yuvarlak yanaklari ortaya cikti. Taze, parlak, kitir kitir bir elmaya benziyor yanaklari. Firsat buldukca opuyorum.
Dun de ebelerdeki randevumuza gittik birlikte. Basta birkac an oradaki oyuncakla oynadi. Sonra su dolabinin musluklarina davranip suyu akitmaya basladi. Leo’yu oradan her aldigimda tekrar oraya gitmeye davrandi. Kucagima alip en sevdigi sarkilar olan old macdonald ve the wheels on the bus go round and round’u uzun uzun soyledim. Sonra sekreterin oradaki printer dugmelerine davrandi ve en sonunda dosya dolabinin anahtarini kesfetti. Anahtari deligine sokup cikarmayla ugrasti sonra anahtari alip diger kapilarda ayni seyi denedi. Birlikte tuvalete gittik, ben isimi hallederken o diger tuvaletin suyunu akitip elini tuvalet suyunun icine koydu, kollarini islatti, ellerini yikadiktan sonra geri donduk, randevu siramiz gelmisti. Ebe ile konusurken bir yandan da gozum ondaydi. Sonra bir test icin tekrar lavaboya gitmek gerekti. Yine aynisi Leo’da ama el yikamadim bu sefer – temiz su nasil olsa. Geri dondugumuzde onu arabasina oturttum. Randevunun geri kalan kisminda da –cok sikildigindan- yuksek sesle bagirmaya aglamaya basladi.
Hep boyle oluyor Leo ile bir yere ciktigimizda, gozumuzu bir an bile ustunden almamak gerekiyor. Yasindan dolayi daha birsey bilmiyor ve tehlikeli olabilecek, hem kendine hem etrafina zarar verebilecek bir suru davranista bulunuyor. Benim icin de cok yorucu oluyor. Restaurant’a gittigimizde birimiz yemek yerken birimiz de Leo’nun pesinde dolasiyoruz. Enerji dolu kucuk tatli bir bocek benim oglum.
Leo’nun su yasindaki hali cok hosuma gidiyor. Daha konusamiyor, daha tombik tombik bebek tipli. Soyle kucagima alip uzun uzun tutmak cok hosuma gidiyor. Bazen geceleri kalktiginda uyumaya devam etmek icin onu yatagimiza aliyoruz. Nasil hemen benim tarafima yoneliyor, birbirimize sarilip yatiyoruz. Bunlar o kadar guzel anlar ki, keyfini cikariyorum.
Tamam yoruluyorum bazen cok yoruluyorum, butun sorumluluklardan ve hep bundan sikayet eder gibi bir halim de var herhalde ama insanin hayatinda o kadar buyuk bir degisiklik ki.